Oyunun işlevi

istendonme

Oyunun işlevi;

Vedalaşmakta zorlandığı günün akşamında eve geldiğimde kapıdan girer girmez beni oyuna davet etti. Uygar için bu elimden tutup hızla oyuncaklarının olduğu alana beni götürmek anlamına geliyor.

Bu çok sık yaptığı birşey ve ben de mümkün olduğunca buna göre hazırlığımı yaparak eve girmeye çalışıyorum. Biliyorum ki benimle paylaşmak istediği şeyler var. Her ne kadar duygularını sıklıkla sözelleştirmesini desteklesem de henüz 2,5 yaşında ve gün içinde yaşadıklarını, düşüncelerini ve duygularını aktarabilmesi için oyuncaklarına ihtiyacı var. Ve en önemlisi de anlamak için orada olan bir dinleyiciye.

Bugün belli ki ben çıktıktan sonra da bir süre zorlanmıştı çünkü oyunu annesi gittiği için ağlayan bir T-rex ile ilgiliydi ? ‘Annesinin gidişi T-rex i üzmüş’ diyerek bunu aynaladım. Bir süre ağlamalarını seslendirdikten sonra bana dönüp “sevsene başını, ağlıyor” diyerek üzüntünün hafiflemesi için neye ihtiyacı olduğunu da net bir şekilde açıklamış oldu.

Tabi ki bu benim için harika bir ipucuydu ve oyunun sonunda tam olarak ihtiyaç duyduğu şeyi ona da yapıp başını okşadım.

Bazen ebeveynler olarak çocuklarımızın istek, duygu ve ihtiyaçlarını tamamen iyi niyetle de olsa kendi varsayımlarımıza dayandırabiliyoruz. Örneğin bugün benim varsayımım bana sarılmak isteyebileceği yönündeydi. Halbuki o başının okşanmasına ihtiyaç duymuştu.

Varsayımlarımızla hayatı kendimize de zorlaştırmaktansa onları ve oyunlarını izlemeye gayret edersek, çocuklarımız bizim için harika yol göstericiler olacaklardır.