Bu seneye benim için özel bir anlamı olan bir şeye niyet ederek başlıyorum. Oğlumla aramda gecen bazı anlar üzerine duygu ve düşüncelerimi aktardığım postlar hazırlamak ve bu sayede hem kendime ve oğluma bir günce oluşturup, hem de kıymetli danışanlarıma dokunabileceğim bir alan oluşturmak niyetim. Dilerim hepimize umut versin ?
Oğlum Uygar şuanda 2,5 yaşında ve ben de onunla birlikte annelik yolculuğumda büyüyorum. Bugün yılın ilk günü ve bizi endişelendiren bir olayla başladı. Oturduğumuz binanın çatısında minik bir yangın çıktı ve hamilelik sebebiyle hassaslaşan koku algım ve karnımdaki bebişim sağ olsun kokuyu ilk ben aldım? İtfaiyenin hızlı müdahalesiyle hemen söndürüldü ama bu süreçte benim endişem, itfaiyecilerin ve komşuların hızlı ve alışılmadık hareketleri elbette minik oğluşumu endişelendirdi.
Bununla baş etmeye çalışırken bana dönüp gergin bir gülümsemeyle “Anne, heyecanlandım. İtfaiyecileri çok seviyorum.” dediğinde kendi endişemi, bütün bu süreçte onun neler deneyimlediğini ve bunun ona nasıl geçtiğini fark ettim. Ama aynı zamanda endişesini yatıştırmak için çözüm aradığını da. Evet heyecanlı ve endişeliydi ve onu endişelendiren şeyin çözümü de tam karşısında duran itfaiyecilerdi çünkü “tehlikedeyim” algısından “güvendeyim” algısına geçişin anahtarı bu ana özgü olarak onlardaydı. ?? Bu anahtarı da tabi ki önceden yaptığımız mesleklerle ilgili okumalar, anlattığımız hikayeler, sorularına sabırla vermeye çalıştığımız yanıtlarla etrafındaki biz yetişkinler ona tanıtmıştık. Bunu kullanmaksa tamamen onun becerisiydi.
Tüm bu süreç sonlanıp geriye yalnızca çıkan yangının bıraktığı is kokusu kaldığındaysa süreci ona tekrar özetleyip işlemlemesine yardımcı olma zamanı gelmişti. Bu noktada ona yaşadığımız olayın kısmen sindirilmiş versiyonunu anlattım.
“Küçük bir yangın çıktı ve bu bizi endişelendirdi ve heyecanlandırdı. İtfaiyecileri aradık ve hızlıca gelip söndürdüler. Bu daha önce görmediğimiz ve alışık olmadığımız bir şeydi. Ama artık güvende olduğumuzu biliyoruz ve bir süre sonra daha sakin ve rahat hissedeceğiz.”
Bunu anlatırken beni dikkatle dinledi ve hemen sonrasında oyuncaklarına yöneldi, çünkü “çocuklar duygularını konuştuklarından daha iyi oynarlar” (çocuklar için oyun terapisi ilk kitabından en sevdiğim alıntılardan).
Kısa bir süre sonraysa öğlen uykusunu uyumak için yeterince sakinleşmişti.
Oğlumun da tüm çocukların da tehlikeden güvenliğe giden anahtarları hayatının her anında rahatça bulabilmesi dileğiyle, Herkes için harika bir sene olsun…